Ankilozan spondiliit
Ankilozan spondilit (AS), öncelikle omurgayı tutan, ağrılı, şekil bozukluğu ve aktivite kısıtlanması ile sakatlığa neden olan iltihaplı romatizmal bir hastalıktır. AS, asıl olarak omurgayı etkilemesine rağmen, kalça eklemi daha sıklıkla olmak üzere, diz, el, ayak ve omuz eklemlerini tutabilir. Eklem çevresindeki yumuşak dokuları da etkiler, bu durum eklem hareketlerinin daha fazla kısıtlanmasına neden olur. AS, göz, kalp gibi bazı organları da tutabilir.
AS, yaşamı tehdit eden bir hastalık değildir. Hastalığın tanınması, uygun tedavi ve egzersiz programları ile kontrol altına alınabilir.

AS'den korkmayınız. Unutmayın ki hastaların çoğu, AS nedeniyle aktif günlük yaşamda işten ayrı kalmamaktadır. Kalp krizi, felç veya kanser riski diğer sağlıklı insanlara göre daha fazla değildir.
Ankilozan spondilitin nedeni nedir?
Nedeni kesin olarak bilinmemektedir. Günümüzde kalıtımın önemli rolü olduğu bilinmektedir. Bu nedenle genetik geçiş araştırılmalıdır. Her AS'li anne veya babanın çocuğu AS'li doğmaz. Bu genetik geçiş oranı %15 civarındadır.
Kimlerde, ne sıklıkta görülür?
En çok 20 - 40 yaşlar arasındaki genç erkekler olmak üzere kadınları ve ergenlik dönemindeki çocukları etkiler. AS, her 200 erkek ve her 500 kadının birinde görülür. Ortalama başlangıç yaşı 24 olup, erkekleri kadınlara oranla 3 kat daha sık tutar.
Cinsiyet farklılığı
Genel olarak romatizmal hastalıklar kadınlarda daha fazla görülmesine karşın Ankilozan spondilit erkeklerde yaklaşık 3 kat daha fazla görülmektedir. Erkeklerde pelvis ve omurga çok sık tutulduğu halde kadınlarda kalça, el bileği ve ayak bileği daha sık tutulur. Omurga tutulumu daha hafif seyirlidir. Çocuklarda tipik olarak etkilenen yerler, diz, ayak bileği, ayak ve kalçalardır.
HLA-B27
HLA-B27 bir doku grubu olup, HLA-B27 (+)'liği AS'e olan eğilimi arttırır; ancak, tek başına AS tanısı koydurmaz. HLA-B27, AS'li hastaların da %96'sında (+) bulunmuştur. HLA-B27, %7 - 10 oranında normal popülasyonda da (+) olabilir. Eğer bir ailede AS varsa çocuk da %50 oranında HLA-B27 (+) olacaktır, ancak bunların 1/5'inde AS gelişir.
Tanı
Her sırt ağrı ve tutukluğunun sebebi AS değildir. Genç bir erkek hastada 3 aydan uzun süren istirahatle, geceleri artan ve uykudan uyandıran bel-sırt ağrısı, sabah tutukluğu, şekil bozukluğu ve kamburluk oluşumunda akla AS gelmelidir. Kesin tanı kan tahlili ve röntgen filmleri ile konur. Röntgen filmlerinde omurgada bahsedilen değişiklikler görülür. Kan tahlillerinde iltihaplanma bulguları olan sedimentasyon ve CRP'nin özellikle alevlenme dönemlerinde yükseldiği görülür. HLAB27'nin önemi ve tanıdaki yerinden yukarıda bahsedildi.
Hastalığın seyri
Erken dönemde tanı konup uygun tedavi ve duyarlı egzersizler uygulanmazsa hastalık fiziksel engelliliğe doğru ilerler. Boyun hareketleri nispeten daha rahattır. Tüm bölgeler etkilenmişse öne eğik, kambur bir pozisyon oluşur, gövde hareket ettirilemez, sağa sola dönüşler tüm vücut ile yapılır. Omurga ve diğer eklemlerdeki sertlik, kişinin günlük işlerini sürdürmesini zorlaştırır.
Yıllar geçtikçe hastalık daha az aktif olabilir, hatta yakınımlar tama yakın kaybolabilir.
AS'li hastaların çoğu düzenli egzersiz yaptıkları takdirde sosyal yaşamlarını aynen devam ettirdikleri gibi iş yaşamlarında da verimliliklerini sürdürürler.
Tedavi yöntemleri
Eğitim ve egzersiz tedavisi AS'de kas iskelet sistemi rahatsızlıklarının önlenmesinde çok önemli tedavi yöntemleri olup, kitapçığın en sonunda geniş bir şekilde ele alınacaktır.
1. Eğitim ve egzersiz
2. İlaç tedavisi
3. Fizik tedavi
4. Cihaz ve korseleme
5. Kaplıca tedavisi
6. Cerrahi tedavi
7. Yeni ilaçlar
2- İlaç tedavisi
İlaç tedavisinin amacı:
1. İltihabı azaltmak,
2. Kasları gevşetmek,
3. Ağrıyı azaltmak,
4. Eklemlerdeki tutukluğu azaltmak,
5. Egzersizlerin rahat yapılmasını sağlamak,
6. Günlük yaşamınızı sürdürmenize yardım etmektir.
İki grup ilaç kullanılmaktadır:
1. Grup Kısa dönemde etkili ilaçlar: Bunlar ağrı ve iltihabı azaltırlar. Bu ilaçların öncelikle sindirim sistemi olmak üzere kalp ve böbrek üzerinde yan etkileri olabilir. Hekim kontrolünde kullanılmalıdırlar.
2. Grup Uzun dönemde etkili ilaçlar: Etkileri 2 - 3 ay gibi uzun sürede kendini gösterir. Hastalığın seyrini kontrol altına almaya yönelik ilaçlardır. Bunların yan etkiler açısından yakından izlenmesi gerekir. Bu grup ilaçlar başta karaciğer, kan ve böbrek üzerinde ciddi yan etkilere yol açabilirler. Erken tespit edildiklerinde geri dönücüdür.
Bu yan etkiler arasında: Sindirim sistemi yakınmaları, baş ağrıları, baş dönmesi, bulantı, deri döküntüleri sayılabilir. Yan etkilerden kaçınmak için, ilaçları alkolle beraber almayınız. İlaçlar, genellikle mideyi rahatsız ettikleri için yemek sırasında veya yemekten hemen önce alınmalıdır.
3- Fizik tedavi
Ankilozan spondilit romatizmal hastalıklar içerisinde fizik tedavi ve rehabilitasyondan en fazla yarar görülen hastalıktır. Fizik tedavinin amacı ağrıyı azaltmak ve egzersiz öncesi doku esnekliğini arttırmaktır.
Kullanılan fizik tedavi ajanları:
a) Elektrik akımları
b) Sıcak- soğuk uygulamaları
c) Masaj
d) Hidroterapi (su ile yapılan tedaviler)
Hastalığın dönemine göre tedavi seçimi yapılır.
Alternatif tıp yöntemlerinden olan manipülasyonun (eklemlerin tedavi amacıyla çekilmesi, bükülmesi) AS'de kesinlikle yeri yoktur.

4- Cihaz ve korseleme
AS'de fazla kullanılmaz. Postürün korunmasında doğal yöntemler daha iyidir. Çok nadiren sırttaki bir zorlanmadan sonra belirli bir süre kullanılması önerilir.
5- Kaplıca tedavisi
Eklemlerdeki ağrı ve tutukluğu azaltır. Su hareket etmeyi kolaylaştırdığı gibi tüm vücudu içine aldığından kişiyi psikolojik olarak da rahatlatır.
6- Cerrahi tedavi
Tedavide yeri azdır. Kalça ekleminde ileri derecede etkilenme varsa yapılmaktadır. Bazı hastalarda kalça ekleminin değiştirilmesine gereksinim duyulur. Bu ağrıyı azaltır ve fonksiyonu arttırır. Ekleme yapay olarak protez yerleştirilir. Bazı hastalarda eğer omurga çok öne eğilmiş pozisyonda donmuşsa cerrahi gerekli olabilir, çünkü bu hastalar önlerini göremedikleri için caddede karşıdan karşıya geçmekte zorluk çekerler.
7-Yeni İlaçlar
Hastalığın tedavisinde son yıllarda kullanılan Anti-Tnf ilaçlar ile yüksek oranda hastalık aktivitesinde baskılanma sağlanabilmektedir. Diğer ilaçlar ile kontrol altına alınamayan AS'li hastaların tedavisinde biyolojik ajanlar olarak adlandırılan bu ilaçlar kullanılmaktadır. Biyolojik ajanlar iltihap hücrelerinin salgıladığı iltihap maddelerinin etkilerini azaltırlar ve iltihabı baskılarlar. Bu ilaçların en sık kullanılanları Infliximab, Adalimumab ve Etanercept'tir. Hastalığın seyrini kontrol altına alan bu ilaçları kullanmaya karar vermede ve hastaları izlemede belirli kriterler gözönünde bulundurulmaktadır. Ankilozan spondilitte oldukça etkili olan bu ilaçların bazı ciddi yan etkileri olabilir. Hastaların yakından takibi ile bu yan etkiler en aza indirilebilir.
